>hepdizi.com<  YerLi •  Yabancı Dizi  Paylaşım Platforumu >hepdizi.com<
Duyurular: .:. Portal .:. Youtube Video .:. Canlı Tv .:. Radyo&Sohbet .:. Oyunlar .:. Program İndir
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Ekim 07, 2008, 09:45:29 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Ekstra

Sayfa: 1 2 [3] 4 5   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kurtlar Vadisi Pusu Güncel Haberler  (Okunma Sayısı 568 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #30 : Mayıs 08, 2008, 10:34:10 ÖÖ »




Kurtlar Vadisi'nde İŞKENCE ÇIĞLIKLARI

Rating rekortmeni dizi Kurtlar Vadisi Pusu'nun dün akşam yayınlanan 18.bölümüne işkence sahneleri damgasını vurdu.



23 Kasım 2007 / 22:21
Dün akşam yayınlanan bölümde eski devlet görevlisi Zafer'i kurtarmaya çalışan Polat Alemdar'ın sağ kolu Abdulhey kafasına silah dayatılarak kaçırıldı. Polat'ın ekibinden ayrılan Hakan'ın kaçırttığı Abdulhey, 'abi'si hakkında bilgi vermesi için yoğun işkenceye maruz kaldı.

9 DAKİKALIK İŞKENCE SAHNELERİ

'Filistin askısı' olarak adlandırılan yöntemle sorguya alınan Abdulhey'e elektrikli işkence yapıldı, yaralarına tuzlu su basıldı. Hatta daha da ileri gidilerek, konuşmamasına sinirlenen Hakan, Abdulhey'in hassas bölgesine vurup, ekip arkadaşına elektrikli kabloyu 'Vurduğum yere bağla' emriyle Abdulhey'in acı çığlıkları zirve yaptı.

Ayıltıp, ayıltıp tekrar işkence uygulanan Abdulhey'in bu sahneleri yaklaşık 9 dakika boyunca sürdü.

İŞKENCE RATING'E NASIL YANSIDI?

Kimi babaların çocuklarıyla beraber izlediği dizi Kurtlar Vadisi Pusu PRIME TIME'da bitmek bilmeyen işkence sahneleriyle dün akşam yine rating sıralamasında birincilik koltuğuna oturdu.

İçerdiği şiddet sahneleriyle yayınlandığı ilk günden itibaren eleştiriler alan dizi, bu işkence sahneleriyle rating yarışında geride bıraktığı rakiplerinin eline de yeni bir koz vermiş oldu.

ENSONHABER
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #31 : Mayıs 08, 2008, 10:34:22 ÖÖ »

Mafyalardan mafya beğen

İçinden mafya geçmeyen dizi yok gibi... Kurtlar Vadisi: Pusu malumunuz olduğu üzere PKK üzerinden organ mafyası, mülteci ticareti ve derin devlet ilişkilerini sorguluyor. Pusat'ta dövüş mafyasının icraatlarına tanık oluyoruz. Arka Sıradakiler, okul önlerindeki uyuşturucu mafyasının üzerine gidiyor. Sessiz Fırtına'daki aile yıllardır yaşamını kaçakçılıkla sürdürüyor. Kuzey Rüzgarı'nda yine uyuşturucu, silah ve ihale mafyasıyla mücadele konu ediliyor. Menekşe İle Halil'de namus belasına Almanya'dan Türkiye'ye gelenler kendilerini ayaklarının tozuyla silah mafyasının kucağında buluyorlar. Binbir Gece ise kimi zaman arazi mafyasına kimi zaman Rus mafyasına dokunuyor. Sessiz Gemiler'de zaman zaman tefeci ve çek-senet mafyasının icraatları gözler önüne seriliyor. Vazgeç Gönlüm'de de mafya icraatları paralel anlatımlarla ekrana getiriliyor. Görünen o ki, ekrana sarkıtılan reyting çaparisinin bir oltasında mutlaka mafya olmak zorunda... Korkum, televizyon dizileri sayesinde mafyanın "kurumsallaşarak" hayatın "olağanlıkları" arasına girmesi...


Yüksel Aytuğ
Sabah
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #32 : Mayıs 08, 2008, 10:37:39 ÖÖ »

Kayıp denilen Muro emekçi arabasıyla tekrar ortaya çıktı!!! FOTO/GALERİ
Muro, Kurtlar Vadisi Pusu’nun geçen haftaki bölümünde yeniden gündeme bomba gibi düştü...

Kurtlar Vadisi Pusu'nun en sevilen karakterlerinden bir haline gelen Muro, 34. bölümde yer almayınca izleyicileri hayal kırıklığına uğratmıştı. Muro, geçen haftaki bölümle yeniden gündeme bomba gibi düştü.

AL SANA ÖZ ELEŞTİRİ MURO!

Muro dizinin geçmiş bölümlerinde gazeteciyle buluşmaya altında lüks arabasıyla gitmiş, gazetecinin bindiği arabayı görünce "Bir senin arabana bak, bir yazı emekçisinin arabasına bak… Bu arabaya binersen dışardan bakan hangisine burjuva der Muro… Al sana özeleştiri, nalet olsun!" diyerek kendi kendini eleştirmişti.



YENİDEN MURO

Daha sonrasında, hakkında verilen infaz kararının ardından kayıplara karışmıştı. Geçen hafta yayınlanan 36. bölümde Muro emekçi arabasıyla tekrar ortaya çıktı.
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #33 : Mayıs 08, 2008, 10:38:13 ÖÖ »

1.5 milyon kişi tıklıyor

Kurtlar Vadisi'nin senaryo kadrosunun flaş ismi Bahadır Özdener ile konuştuk Pana Filim binasında. Uzun bir sohbet oldu. "Kurtlar Vadisi"nin bölümleri Youtube'ta indiriliyor. Ortalama 1.3 milyon kişi izliyormuş. Fragmanların indirme oranı ise 600 bin ile 800 bin arasında.

Memati'yi taklit etmek
Malum Memati'ye uyuşturucu verildi dizide. Özdener Polat'ın gençler arasında bir "kahraman" olarak görülmesinden yola çıkarak soruyor "Memati'yi öyle gören onu mu taklit edecek?". Memati'yi özellikle seçmişler. Yani sevilen bir kahraman da böyle bir duruma düşebilir.

İyiler ve kötüler sevildi
"Kurtlar Vadisi"nin farklılığını şöyle açıklıyor Bahadır Özdener; "İyiler ve kötüler sevildi. Kötülerin iyilik, iyilerin de kötülük yapabileceğini anlatmak istedik.Çünkü kötü hep kötü iyi hep iyidir.". Bir mafya babası acımasızca öldürürken evinde, eşine saygılı, yardımsever görünebiliyor. Bu aslında "Baba" filminin de temalarından.

Seneye yüzde 20 olur
Dizi seneye devam ediyor. Özdener, önümüzdeki sene ortalamasını yüzde 20 share olarak düşünüyor. Şimdilerde ortalama yüzde 15 gittiğini söylüyor. Seneye bunun tırmanacağı görüşünde.

Dönem dizisi yapacağız
"Ayrılık" dizisi bu ekibin işi. 1970'lerin Türkiyesi'nde Ermeni kızı Maria ile Türk genci Yunus arasındaki aşkı anlatıyordu. Dönem ASALA terörünün yaşandığı dönem. Bu diziyi beğenmiştim. Sessiz sedasız kaldırıldı. Özdener de bu dizinin ters bir zamanda ekrana geldiğini söylüyor. Ama mutlaka bir dönem çalışma yapacaklarını ekliyor.

Eşref Saati inadı
Bu dizinin Show TV'nin çok izlenen zaman diliminde yer almasına şaşırmıştım. Epey direnildi bu dizide. Çok ender bu zamanlarda. Aynı ekibin "Kurtlar Vadisi"ndeki başarısı karşılığı bir ayrıcalık mı? Benim aklıma bu soru gelmişti. Bahadır Özdener'e sordum. Oyuncu kadrosunun çok iyi performas gösterdiğini, giderek izleyiciye kendini kabul ettirdiğini, yayınlandığı gün karşısındaki çok izlenen (Asi ve Sıla) diziler ile bu kadar başa çıkabildiğini söyledi. Artık reytinglerin eskisi gibi yüksek olmadığını belirtirken; "Dizinin aldığı izlenme oranı kanalı tatmin ediyor" dedi.

100 diziyi kaldırır
Hep eleştiriliyor. Bu kadar çok dizi, bu kadar dizi tüketimi... Bahadır Özdener başka bir pencereden bakıyor; sektörün yılda 100 diziyi kaldıracak kapasitede olduğunu söylüyor. Reklam pastasında rekkamın 4 milyar dolara ulaşmasının da bu sektörün iştahını daha da kabarttığını vurguluyor. Peki bu kadar çok diziyi vatandaş izliyor mu? Bahadır Özdener "Çalışan kesimin büyük orandaki tek olayı televizyon. Ve bir şekilde konuşup tartışacakları da diziler. Yani günlük hayatın sıkıntılarından kaçmanın ev içinde bir şekilde dengenin de bu diziler ile sağlanıyor" şeklinde konuşuyor. İşte bütün bunlardan dolayı dizi olayının hiç bir zaman bitmeyeceğini de öne sürüyor.

Devam etmeliydi
Bahadır Özdener "Ekmek Teknesi"ni kesmekle hata yaptıkları kanısında. 12. haftada dizinin kendini kabul ettirdiğini ve bırakıldığı zaman da izlenme oranının çok iyi olduğunu o döneme bakınca şimdi "Keşke devam etseydik" diye düşündüğünü belirtiyor.
KAYNAK:MİLLİYET-SİNA KOLOĞLU
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #34 : Mayıs 08, 2008, 10:40:26 ÖÖ »

ELİF DÜRÜST AYRILDIKTAN SONRA KENDİSİNİ HAYIR İŞLERİNE VERDİ. DERKEN... KURTLAR VADİSİ DİZİSİNİN YAPIMCISI VE POLAT ALEMDAR'I OYNAYAN NECATİ ŞAŞMAZ'IN AĞABEYİ RACİ ŞAŞMAZ İLE BİRLİKTE GÖRÜLMÜYE BAŞLADI. RACİ ŞAŞMAZ'IN KADİRİ TARİKATININ ÖNDE GELEN İSİMLERİNDEN BİRİ OLMASI, ELİF DÜRÜST'ÜN SOSYETİK ÇEVRESİNDE ŞOK ETKİSİ YAPTI. SOSYETİK ARKADAŞLARI BU İLİŞKİYİ ÖĞRENİNCE ELİF DÜRÜST'E, 'YAKINDA KAPANIRSIN' DİYE TAKILMAYA BİLE BAŞLADILAR.

Mehmet Germiyanlıgil, eşi Elif Hanım'ı, Derin Mermerci ile aldattı. Bunu öğrenen Elif Germiyanlıgil, araya hatırlı dostlar girmesine rağmen, ihaneti sineye çekemedi ve çocukları olmasına rağmen soluğu mahkemede aldı. Elif Hanım, boşandıktan sonra rahmetli babasının soyadını taşımaya başladı ve cemiyet yaşamına eski Elif Dürüst olarak döndü. Mehmet Germiyanlıgil de bu ayrılıktan sonra, evliyken ilişkisini inkar ettiği Derin Mermerci ile uluorta görünmeye başladı. Halen de beraberler.










ELİF DÜRÜST


Elif Dürüst ayrıldıktan sonra kendisini hayır işlerine verdi. Derken... Kurtlar Vadisi dizisinin yapımcısı ve Polat Alemdar'ı oynayan Necati Şaşmaz'ın ağabeyi Raci Şaşmaz ile birlikte görülmüye başladı. Raci Şaşmaz'ın Kadiri tarikatının önde gelen isimlerinden biri olması, Elif Dürüst'ün sosyetik çevresinde şok etkisi yaptı. Sosyetik arkadaşları bu ilişkiyi öğrenince Elif Dürüst'e, 'Yakında kapanırsın' diye takılmaya bile başladılar.

Bu arada Elif Dürüst ile Raci Şaşmaz, Almanya'nın Köln şehrinde birlikte görüldüler. Bazı tarikatçıların Köln'de yaşadığının bilinmesi akıllara yine soru işaretleri getirdi.










TAYYAR RACİ ŞAŞMAZ


Bilindiği gibi, Kara Ses olarak tanınan Cemalettin Kaplan bile Köln Neusser Strasse 98 numaralı adreste kendisinin kurduğu Avrupa İslam Birliği Cemaatleri Derneği'nde yaşıyordu. Kara Ses ölünce oğlu Mehmet Kaplan yerine geçmişti. O da, 3 yıl kadar önce Almanya tarafından Türkiye'ye teslim edildi ve şu anda cezaevinde.

Sosyete, şimdi Elif Dürüst'ü Raci Şaşmaz'a hiç yakıştırmıyor. Elif Dürüst'ten bu ilişkiyi yeniden gözden geçirmesini istiyorlar. Zaten Elif Hanım'ın babası Ekrem Dürüst yaşasaydı, bu ilişkiye kesinlikle izin vermezdi.

Bu olayın sosyete cephesi...

Bir de tarikat cephesi var...

Kadiri Tarikatı'nın önde gelen isimlerinden biri olan Raci Şaşmaz'ın babası Abdülkadir Şaşmaz da kesinlikle bu beraberliğe onay vermiyor ve iddiaya göre, 'Oğluma dul kadın almam' diyor...

Şimdi isterseniz, bu aşkın tarikatçı olduğu herkesçe bilinen erkek kahranamı ve yakın çevresiyle ilgili bazı bilgiler aktaralım...

Evet geçelim hikayemize...

Daha iki yılını bile doldurmamış bir şirketin, Kurtlar Vadisi Irak gibi 10 milyon dolarlık bir sinema filmini çekmeyi nasıl başardığını anlamak biraz zor. Hatta kurulur kurulmaz, Türkiye’nin en önemli dizisini, yanında yine başarılı bir diziyle birlikte nasıl bünyesine kattığını anlamak daha da zor.

Bu yazıda 2004’te 6 ortak tarafından kurulan Pana Film’in hikayesini okuyacaksınız.

Daha doğrusu, öykü Pana Film’le bitiyor ama siz Pana Film’le birlikte onun asıl yaratıcısı Tayyar Raci Şaşmaz’ı ve çevresindeki ilişkileri okuyacaksınız.

Çünkü her ne kadar şimdi herkes önde Polat Alemdar’ı görüyor olsa da, bu vadinin esas oğlanı o.

Tarikat lideri bir dededen başlayarak, yıllar içinde ondan ona, ondan ona yavaş yavaş kurduğu ilişkileri, herkesin teslim ettiği yeteneğiyle birleştirerek, sonunda Türkiye’nin şimdiye kadar yapılmış en büyük prodüksiyonuna çeviren asıl Şaşmaz o. Pana Film’in hikayesi, aslında diğerlerinden çok onun öyküsü.

CAFERİ TAYYAR ŞAŞMAZ (1902-73)

Elazığ’ın tanınmış ailesi Mücazoğulları’ndan. Kökeni Kadiri tarikatı kurucusu Abdülkadir Geylani’ye uzanıyor. Derici çıraklığıyla hayata atılıyor. Kadiri ve Yesevi tarikatı şeyhlerinden eğitim alıyor. Sonra kendi Kadiri dergahını kuruyor. Elazığ çevresinde çok sayıda müridi oluyor. Hikayesi, 'Harput Kültüründe Din Alimleri' kitabında ayrıntılı olarak anlatılıyor. Harput’ta Tayyar Baba Türbesi’nde yatıyor.

ABDÜLKADİR ŞAŞMAZ (60)

Marmara Üniversitesi ilahiyat mezunu. Babasının ardından dergahın başına o geçiyor. 1989’da Ankara’ya geliyor. 1991’de dönemin Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’e danışmanlık yapıyor. Türk-İslam sentezini savunan, radikal İslam’a karşı çıkan bir dünya görüşüne sahip. Abisi Mehmet Tahir Şaşmaz ise, emekli bir öğretmen. 1977’de MHP’den, 1987’de de DYP’den iki dönem Elazığ milletvekilliği yapmıştı.

MÜCAZOĞLU

Tanıtım, reklam şirketi. 90’ların başında Abdülkadir Şaşmaz, Cengiz Solak, Zülfü Canpolat ve Fahir Yüksel tarafından kuruluyor. İyi gitmeyince bir dönem de Raci Şaşmaz deniyor ama yine olmuyor. Fahri Yüksel, 1999’da MHP’den Malatya milletvekili seçilip, mazbatasını alamamıştı. Oral Çelik’e yakınlığı biliniyor. 1979’da siyasi bir cinayete karıştığı iddia edilmişti. Mecidiyeköy’de Simit Mekanı diye bir işyeri var. Kurtlar Vadisi ekibinin uğrak yeri.

Zülfü Canpolat, Avrupa Nizam-ı Alem Federasyonu Kurucu Genel Başkanı. Muhsin Yazıcıoğlu’nun BBP’sine yakın. Kardeşi Mehmet Canpolat ile tanıtım, reklam işleri yapıyorlar. Kurtlar Vadisi Irak’ın Avrupa’da dağıtımını sağlayan şirketle bağlantıyı kuran kişi. Cengiz Solak ise, Harp Okulu’ndan ayrılma bir tüccar. Bir dönem Ankara’da da gelinlik dükkanı vardı. TAKVA’nın kurucularından.

MUHAMMED NECATİ ŞAŞMAZ (37)

Elazığ doğumlu. Liseye kadar Elazığ’da okuyor. Türkiye’de üniversite kazanamayınca Kanada’da gidiyor. Mesleği turizmcilik.

Oradan Amerika’ya geçip Green Card alıyor. Amerika’da 6 sene yaşıyor. Askerliğini 1999 depreminden sonra çıkan bedelli askerlik yasasından yararlanarak 1 ay Kütahya’da yapıyor. Türkiye’ye gelişlerinden birinde dönüş bileti 11 Eylül 2001 tarihli olunca, dönemiyor. Mecburen ertelediği dönüş planı, sonra ailesinin de ısrarıyla temelli bir kalışa dönüşüyor. Araya bir Ukrayna dönemi giriyor ama yine Türkiye’ye dönüyor. Ankara’da bir sigorta acentesi açıyor. Kardeşinin sayesinde İstanbul’da Osman Sınav’la tanışıyor ve Kurtlar Vadisi’nde oyuncu oluyor. Polat Alemdar o.

HİLMİ ZÜBEYR ŞAŞMAZ (25)

2000’de ailesinin yanında Ankara’daki ODTÜ Geliştirme Vakfı’nı bitiriyor. Fen bölümünden. Ardından Bilgi Üniversitesi’ne giriyor. Abisi Raci Şaşmaz sayesinde 'Deli Yürek Bumerang Cehennemi' filminde, Oktay Kaynarca’nın canlandırdığı Cemal karakterinin kardeşi Celal rolünü oynuyor. Kurtlar Vadisi Irak filminde ise yapımcı olarak görev alıyor.

TAYYAR RACİ ŞAŞMAZ (35)

Ailenin şimdiki beyni. 1993’te okumak için Ankara’daki ailesinin yanından ayrılıp İstanbul’a geliyor. Marmara Üniversitesi sinema televizyon bölümüne giriyor. Karizması ile İstanbul’da yaşayan birçok Elazığlı genci çevresinde topluyor. Dedesinden gelen itibarla herkesin saygı gösterdiği bir kişilik oluyor. Çevresindekilerle sık sık Ömer Lütfi Mete’nin liderliğinde düzenlenen Mecidiyeköy’deki toplantılara katılıyor. Senaryo yazma işine de yine ilk Mete’nin sayesinde Deli Yürek dizisi ile başlıyor. Başlarda Mete’nin yardımcısı gibiyken, 1999’da senaryo ekibine dahil oluyor. Ardından Osman Sınav ile birlikte Deli
Yürek Bumerang Cehennemi filmini yazıyor. Ekmek Teknesi ve Kurtlar Vadisi dizileri ile de asıl sükseyi yapıyor. Senaryo çalışmaları bir yandan sürerken, bir tanesi babasından devraldığı iki şirket denemesi oluyor. İkisi de başarılı olmuyor. En sonunda abisi, kardeşi ve 3 yakın arkadaşı ile Pana Film’i kuruyor.

TAKVA

Tam adı Tasavvuf Kültürünü Araştırma ve Geliştirme Vakfı. 13.2.1990’da kuruluyor. Merkezi Ankara’da Altındağ ilçesinin İskitler semti. Oto tamirhanelerinin de bulunduğu Maslak İş Merkezi adlı bir binada. Bazı işyeri sahipleri vakfın bulunduğu yere Maslak Mescidi de diyor. Kurucusu Abdülkadir Şaşmaz, halen vakfın başkanı gözüküyor. Şube açma yetkileri var ama aile, vakfın başka bir şubesinin olmadığını söylüyor. Ankara’da tasavvuf çevrelerinin uğrak yeri. Sık sık Şaşmaz’ın yönettiği sohbetler yapılıyor.

ÖMER LÜTFİ METE

Gazeteci, yazar, senarist. Abdülkadir Şaşmaz ile 1989’da Ankara’da tanışıyor. TAKVA’nın kurucularından oluyor. Çağrışım’ı çıkarıyor. O yıllar, derginin merkezinde sık sık, tasavvufa dair konuşmaların yapıldığı çiğ köfte toplantıları düzenliyor. İzzet Altınmeşe, Ahmet Özhan gibi ünlüler geliyor. Raci Şaşmaz’ı İstanbul’da gözeten, Osman Sınav ile tanıştıran, senarist olarak işe başlamasını sağlayan kişi.

PANA ELEKTRONİK

2002’de bilgisayar güvenlik sistemleri satmak için kuruluyor. Yüzde 40’ı Osman Sınav’a, gerisi 30-30 Raci Şaşmaz ve Mustafa Kızılilsoley’e ait olacak şekilde. Sonra Sınav’ın yüzde 10 payını satın alarak Nilüfer Sinanlı da ortak oluyor. Tutmuyor. Şirket şu anda tasfiye halide. Kızılilsoley ve diğer ortaklar arasında ihtilaf var. Nilüfer Sinanlı, Diyarbakır’da köyleri ve arazileri olan bir hanımağa. İki yıl önce ayaklanan Sinanlı Köyü de onun. Sınav ve Şaşmaz ile 2001’de tanışıyor. Bumerang Cehennemi, köylerinden Bademli’de çekiliyor. Mustafa Kızılilsoley, 2000’de Osman Sınav ile tanışıyor. Deli Yürek’in çok popüler olduğu bir dönemde böyle bir şirket kurmak onun fikri. Hipnoterapist doktor olduğunu söylüyor ama etrafındakiler yalan söylediğini iddia ediyorlar. Bir ara kurduğu psikolojik gelişim enstitüsü adlı yeri 2004’te kapatmış. Ama internetteki adresi (www.mksoley.com) hálá duruyor. Şu anda web sitesi tasarımı yapıyor.

OSMAN SINAV

Reyting rekorları kıran TV dizilerinin yönetmeni ve Sinegraf şirketinin sahibi yapımcı. 1998-2001 arasında 90 bölüm süren Deliyürek dizisini çekiyor. Ardından aynı yıl, Deliyürek Bumerang Cehennemi filmini tamamlıyor. Raci Şaşmaz’la yakınlığı iyice gelişiyor. En flaş iki projesi Ekmek Teknesi ve Kurtlar Vadisi’ne de beraber başlıyorlar. Ancak bir süre sonra çekilip ikisini de Raci Şaşmaz’a bırakıyor.

BAHADIR ÖZDENER

Eski gazeteci. Raci Şaşmaz ile 1993’te Marmara Üniversitesi’nde gazetecilik okurken tanışıyorlar. Radikal, Sabah, Net Haber ve Aktüel’de çalışıyor. Bir türlü başarılı olamıyor. Şaşmaz’ın sayesinde önce Amerika’ya gidip TRT için senaryo yazıyor sonra Osman Sınav’la tanışıyor, Deli Yürek’in senaryo ekibine giriyor. Ardından da Kurtlar Vadisi’ne geçiyor. Şimdi Pana Film’in ortaklarından. Kurtlar Vadisi’nin danışmanı gazeteci-yazar Soner Yalçın ile bağlantıyı kuran o. Yalçın ile 1999’da çalıştıkları Sabah gazetesinden tanışıyorlar.

ÇAĞRIŞIM

TAKVA’nın yayın organı olarak, 1991-97 arası 100’ün üzerinde sayısı yayınlanan dini dergi. Merkezi, İstanbul Mecidiyeköy’de İbrahim Polat’a ait bir bina. Başyazılarını Abdülkadir Şaşmaz yazıyor. Genel yayın yönetmeni Ömer Lütfi Mete. Yazı işleri müdürü Ahmet Tezcan. Çıkan yazılar, genelde radikal İslam karşıtı. Erbakan hükümetine muhalefet ettiği biliniyor. Ayda en az bir kere, her sefer yaklaşık 1500 tane basılıyor ve 1000 adet satılıyor.

AHMET TEZCAN

Eski gazeteci. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın basın danışmanlarından. Abdülkadir Şaşmaz ile Ankara yıllarından tanışıyorlar. Fotoğrafları basına yansıyan, 1991’de Ankara’da yapılan zikir töreninde Necati Şaşmaz ile birlikte o da gözüküyor. TAKVA’nın kurucuları arasında. Çağrışım dergisinin de asıl fikir babası. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kurtlar Vadisi Irak filmini, gösteriminden 2 hafta önce Pana Film’in stüdyosunda özel olarak izlemişti.

HASAN KAÇAN

Mizah yazarı. Osman Lütfi Mete’nin, Mecidiyeköy’deki toplantılarına arada bir katılıyor. Raci Şaşmaz’la da orada tanışıyor. İlerleyen dostlukları, iş ilişkisine dönüşüyor. Nasreddin Hoca yaşasa nasıl olurdu, deyince Şaşmaz ile Ekmek Teknesi’ni yazmaya başlıyor. Sınav’ın şirketi Sinegraf’tan kopuş sürecinde de Şaşmazlar’la birlikte kalıyor. Pana Film’in ortağı oluyor. Bu ilişkileri onu iktidara yakınlığıyla bilinen atv kanalında bir yarışma programı sunmaya kadar götürüyor.

EKMEK TEKNESİ

2002’nin Kasım ayında atv’de yayınlanmaya başlıyor. 2004’te Show TV’ye geçtikten sonra 2005’in haziran ayına kadar da 106 bölüm boyunca devam ediyor. Konusu, Kuzguncak’ta geçen bir mahalle hayatı. 72. bölümden sonra Osman Sınav’ın Sinegraf’ından Pana Film’e geçiyor.

KURTLAR VADİSİ

İlk bölümü 2003’ün Ocak ayında Show TV’de yayınlanıyor. Kısa sürede de bir fenomen haline geliyor. Konusu, çökertmek için mafyanın içine sızan bir devlet ajanının başından geçenler. Sinegraf’tan Pana Film’e geçişi 56. bölüm. O zaman son 11 bölüm için Kanal D’ye geçen dizi, toplam 97 bölüm sürüyor.

PANA FİLM

Osman Sınav, ayda yaklaşık 2 trilyon ciro yapan iki diziyi neden bıraktı diye o kadar çok konuşuldu ki... Sonuçta 2004’te Raci Şaşmaz’ın kurduğu Pana Film, iki büyük diziyi devralarak yola çıktı. Şirketin diğer ortakları da kardeşleri Necati Şaşmaz ile Zübeyr Şaşmaz ve arkadaşları Bahadır Özdener, Hasan Kaçan, Faruk Çetinkaya. Hiçbir şey açıklamak istemedikleri gibi aralarındaki hisse paylaşımını da söylemiyorlar.
Tek bilinen yönetim kurulu başkanı Raci Şaşmaz. Şaşmaz’ın Elazığlı hemşerisi ve İstanbul’da okuduğu günlerden tanıdığı Avukat Çetinkaya ise, şirketin hukuk işlerine baktığından sembolik bir hisseye sahip.

Elde edilen gelir nasıl paylaşılıyor bilinmiyor.

Film çekmek için 10 milyon dolarlık finansman nasıl sağlanıyor o da meçhul.

Ancak birkaç rakam, şirketin sahip olduğu ekonomik boyut hakkında fikir veriyor.

Kurtlar Vadisi, Show TV’den bölüm başına 350 milyar alıyorken, Kanal D’ye geçerken 400 milyarın üzerinde bir rakama anlaşıldı. O dönem, dizinin maliyetinin ise 90-130 milyar olduğu tahmin ediliyordu. Dizinin sadece tek bölümünde 8 kuşakta, 198 reklam, 30 sanal reklam ile yaklaşık 67.5 milyon dolarlık bir tanıtım yapıldı. (2006 yılı)

Arada, oyuncular için yapılan reklam anlaşmaları var.

Siemens Mobile için çekilen ve Necati Şaşmaz’ın dizi oyuncularıyla rol aldığı reklam filminin anlaşması Pana Film üzerinden yapılmış, bu anlaşmanın da yaklaşık 400 bin dolar olduğu söylenmişti. (2006)
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #35 : Mayıs 08, 2008, 10:41:00 ÖÖ »

Kurtlar Vadisi'nde derin teknoloji

Show TV, her perşembe yeni bölümden önce Kurtlar Vadisi'nin bir önceki bölümün neredeyse tamamını yayınlıyor. Biliyor ki, perşembenin en çok reyting alan dizisi Kurtlar Vadisi'nin özeti bile epey reklam alacak.
Bence bu hem önceki bölümü kaçıranlar hem de izlediği halde derin ilişkiler içinde kaybolanlar için de yararlı oluyor. Diziyi geçen hafta izleyemediğim için Büyük İskender'in Türk Telekom'un görüntülü konuşma hizmetini verdiği yeni cihazını diğer derin adamlara hediye ettiğini görmemişim. Bademcik ameliyatı olan Cem Yılmaz da aynı ürünü hemen tüm reklam bantlarında anlatıyor. Bu haftaki bölümde ise cep telefonu neredeyse Polat Alemdar'ın hayatını kurtardı. Geçen hafta görüntülü sabit hat öne çıkarken bu hafta da cep telefonlarına yer verilerek bir Polat Alemdar adaleti sağlanmış oldu. Bilmem, belki de cep telefonu operatörleri durumu fark edip bir karşı atak geliştirmiş de olabilir. Eğer öyleyse helal olsun

Bant reklamlar bazen karizmayı çiziyor
Diğer yandan Kurtlar Vadisi, bant reklamlardan da nasibini çokça alan bir dizi. Ancak bazen sırf bu reklamlardan ötürü filmin konusuna odaklanmak mümkün olmuyor. En kritik anda, nedense otomobil yedek parçacılar, sıralı otogaz sistemleri de dahil olmak üzere daha pek çok tanımadığım ürün, bant reklamlarda boy gösteriyor. Bazen en gergin anda ekranda yer alan ve dizi karakterlerinin burnuna bile giren bu reklamlar, derin dizinin karizmasını da çiziyor. Ayrıca neden sadece erbabına hitap etmesi gereken bu sektörel ürünler ulusal kanaldaki ünlü dizinin içine reklam girer diye merak ediyorum! Samanlığa iğne atmak gibi bir şey. Oysaki sektörel yayınlara verilecek reklam, ilgili potansiyel kitleyi doğrudan yakalamaz ve bu da daha ucuza gelmez mi?

Kurtlar Vadisi'ni izlerken bir şey daha dikkatimi çekti. Dizideki karakterlerden biri olan Muro, evinde kaçak olarak kaldığı Yıldırım'a temizlik ve yıkanmaktan söz ederken, takıntılı Tuncay beyin de sürekli kullandığı bir kolonyalı mendil reklamı ekranın altında belirdi. Doğru zamanda doğru yerde olmak en az reklamın üretim süreci kadar önemli.

Güldüren reklam sattırır mı?

Güldüren reklamların satışa ne kadar etkisi olduğunu elbette reklamın sahibi bilir. Ancak bu türden reklamların markanın bilinirliğine katkısı olduğu kesin. Türk Telekom/Cem Yılmaz, Vestel/Binnur Kaya, Next Star/Şahan Gökbakar, Maximum/Tolga Çevik ilişkisinde doğrudan komedyenler kullanarak izleyenler güldürülüyor. Bu komedyenli reklamların, bencileyin her defasında izlendiğini tahmin ediyorum. Şimdi, 'Bu markaların daha ne kadar bilinmeye ihtiyacı var?' dediğinizi duyar gibi oluyorum. Demeyin! Çizgi üstü denilen ve pazarlama iletişimi sürecinin en önemli parçası olarak bilinen televizyon reklamlarının sürekliliği hangi marka olursa olsun şart. Çok uzağa gitmeyelim ve popülaritelerini yitirmemek için bin bir zahmete katlanıp medyada gözüken, bunun için de her türlü yolu mubah sayan ünlüleri hatırlayalım! Markalar skandallara karışamayacağına göre izlenebilir başarılı reklamlarla medyada olmaya elbette devam edecekler.

Bu lokum işi hâlâ bitmemiş!
"Ben Avukat İdil Tunç, yüksek lisans eğitimimi Londra Üniversitesi'nde uluslararası ve karşılaştırmalı fikir ve sanat eserleri alanında yaptım. Kısa süre önce de Türkiye'ye döndüm." diye başlayan bir mesaj düştü ekranıma. Tunç'un mesajını dikkatlice okudum, çünkü yüksek lisansını çok tartışmalı bir konuda yapmıştı ve ülkemizde henüz akıl ürünlerine yeteri kadar bedel ödenmezken o, bu alanda burada çalışmak istiyordu. "Alanımda çalışmalarıma devam etmek çabasındayım. Çaba diyebiliyorum çünkü maalesef dünyanın gelişmiş diğer ülkelerinde gelişmiş uzmanlık alanı olarak bilinen 'fikri mülkiyet hukuku' Türkiye'de henüz oluşmamış. Marka patent bürolarınca bürokratik işlemleri hukukçu olmayan marka ve patent vekilleriyle yapmak mümkün. İyi de bu serzenişlerin muhatabı ben miyim, neden bu konuyu benimle paylaştınız demeyin lütfen!" diyerek devam eden İdil Tunç'un asıl gelmek istediği konu benim 17 Aralık 2007'de yazdığım 'Lokumcular uyumuyor' başlıklı yazım. "Maalesef!" diyor Tunç ve bu konuya sahip çıkması gereken Türk Patent Enstitüsü'nün de, lokumcuların da uyuduğunu söylüyor. Türk Patent Enstitüsü'ne yaptığı girişimlerden de istediği cevabı alamayan İdil Tunç, konunun önemine istinaden çareyi memleketi Afyon'a giderek lokum üreticilerine patent ile ilgili bilgi vermekte buluyor.

Lokumcular şanslı. Onların patent işiyle ilgilenebilecek bir uzmanı var. Peki, diğer yerel tatların patenti için kim ne yapacak? Ve işin daha da kötüsü, yetkili merciler cevapları tam olarak bilmiyorsa ne olacak?

Türk lokumundan en az bir dünya markası çıkarmalıyız

Lokumdan söz açılmışken, Dedezade Lokumları'nın sahibi Mustafa Dede, el yapımı şık bir tahta kutuda satışa sunduğu o çok lezzetli lokumlarıyla ziyaretime geldi. Üretimde eşiyle birlikte çalıştığını, kardeşinin kutular üzerindeki kaligrafiyi yaptığını ve dükkanı olmadan bire bir ilişkilerle lokumlarının yok sattığını anlattı. Ömrünün uzun süresini taahhüt işleri yaparak geçirmiş, son dört yılında lokumcu olmaya karar vermiş. Bu cesur girişimcinin işi kurgulayış biçimine hayran olmamak mümkün değil. Bu ziyaretten sonra da, 'Türkiye'den dünya markası çıkacaktır' inancına bir kez daha kapıldım. Eminim bu marka da, öncelikle dünyaca bilinen lezzetlerimizden biri olacak. Peki, bu neden lokum olmasın?

Sizce de tepki, tepkisizlikten iyi midir?

"Avivasa'nın yeni reklamını izlemeye tahammül edemedim. Reklam tüketiciye doğru sesleniyor ve aynı cümleler pek çok kez söyleniyor." diyor okurumuz Osman Büyükkıdık. Avivasa reklamının insanı rahatsız eden bir yanı olduğu düşüncesine katılıyorum. Ancak bunun özellikle yapıldığını söylemek isterim. Belki farkında değiliz ama sürekli olarak, gerekli gereksiz irili ufaklı harcamalar yapıyoruz. Reklamdaki anlatımıyla adeta 'saçıyoruz'. Avivasa'nın vurgulamak istediği de "Saçmayın, geleceğinizi harcamayın, aksine küçük de olsa biriktirin." diyor. Bugüne kadar hayal satarak varlıklarını sürdüren bireysel emeklilik şirketleri, ilk kez bu kadar somut bir yaklaşımla mutlu bir emekliliğin o kadar da uzak olmadığını ifade ediyor. Sayın okurum, Avivasa'nın, küçük birikimlerle gelecek kaygısının ortadan kaldırıldığını söylediği reklam filmine biraz da "Zor değilmiş! Ben de biriktirebilirmişim." diyerek bakabilir misiniz?


05 Mayıs 2008, Pazartesi

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU
ZAMAN
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #36 : Mayıs 08, 2008, 10:41:42 ÖÖ »

Memati evde kuzu gibi!

06 Mayıs 2008 Salı 13:21
Memati'yi canlandıran Gürkan Uygun geçtiğimiz hafta evlendi. Yeni gelin 09 Şebnem kocasını anlattı. İşte Memati'nin gerçek hayatı;
Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Memati karakterini canlandıran Gürkan Uygun geçtiğimiz hafta medyaya büyük bir çalım atarak ilan ettiğinden 1 gün önce evlenmişti. Böylece düğününü gazetecilerin izdihamından kurtarmıştı.

Gürkan Uygun yine medyanın tanıdığı bir isimle evlendi. BBG evinde “09 Şebnem” artık onun karısı...

MEMATİ GERÇEK HAYATTA NASIL BİRİ?

Peki Kurtlar Vadisi'nde bolca racon kesen Memati'nin gerçek hayatta çok eğlenceli biri olduğunu söylesek inanır mısınız? Ya da yine dizide gözünü kırpmadan adam öldüren Memati'nin çok sevecen ve insan canlısı bir karakteri olduğuna...

ÇOK SEVECEN, İNSAN CANLISI BİRİ

Biz söylemiyoruz; eşi Şebnem Ceylan Uygun onu şöyle anlatıyor:

"Dizideki Memati karakteri Gürkan’ın canlandırdığı bir rol. Gürkan gerçek hayatta çok sevecen çok insan canlısı biri. Eskiden kız arkadaşı şimdi eşi olan bana davranışları da hep bu şekilde oldu. Biz ilişkimiz boyunca hep eğlendik. Hala da çok eğleniyoruz. Belki de bundan dolayı evlendik. Çünkü birlikteyken gerçekten çok gülüyoruz. Eskiden Perşembe günleri illa Kurtlar Vadisi’ni izleyeceğim diye bir kuralım yoktu. Gördüğüm zaman izliyordum ama çok fanatiği değildim. Erkek arkadaşımı izleyeceğim diye bakıyordum. Çoğu zamanda birlikte izliyorduk. Evlendikten sonra ise her perşembe evimizde birlikte izlemeye başladık." (Vatan)

İNTERNETHABER
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #37 : Mayıs 08, 2008, 10:42:41 ÖÖ »

Kurtlar Vadisi'ni savundu

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde rol alan Sema Şimşek, dizideki olayların gerçekmiş gibi algılanmasını eleştirdi.



tv8'de Başak Sayın'ın sunduğu 'Kayıt Dışı' programına konuk olan Sema Şimşek, "Ben sunucu olarak çok başarılı bir yerdeyken, sunuculuğa kesinlikle ara verdim. Gazeteciler önceden sunucu-oyuncu yazıyordu. Ancak şimdi oyuncu yazılıyor" diyerek halinden memnun olduğunu ifade etti.

Kariyerine sunucu olarak başlamasına karşın Kara Melek dizisiyle oyunculuğa geçiş yapan Sema Şimşek, rol aldığı Kurtlar Vadisi'nin Türkiye'nin en başarılı projelerinden olduğunu belirterek, "Ben geçen senenin sonunda dahil oldum. İyi bir projenin içinde olmak hoş. Kurtlar Vadisi'nin odak noktası erkekler. Bu hikayenin içerisinde kadınların az yer alması çok doğal. Oyuncu olarak hep oynamak istersin, ama çok kalabalık kadro. İyi bir işin içerisindeyim ve bunun keyfini yaşıyorum" şeklinde konuştu.

Kurtlar Vadisi'ndeki şiddetin dünyanın birçok yerindeki projelerde de olduğunu anlatan Sema Şimşek, dizideki olayların gerçekmiş gibi algılanmasının da yanlış olduğunu şu sözlerle ifade etti:

"Bazen insanlar bazı olaylarla örtüştürebiliyorlar. Elbetteki bazen esinlenme vardır gerçek hayattan. Elbetteki gerçekçi yönler Kurtlar Vadisi'nde çıkıyor, ama bunu gerçekmiş gibi varsaymak yanlış. Bu bir film, bir dizi bu insanlara keyifli vakit geçirtecek Türkiye'nin büyük projelerinden birisi."


Kaynak:Televiyongazetesi
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #38 : Mayıs 08, 2008, 10:43:57 ÖÖ »

Deli Hüsnü ne yapacak? Tuncay Kantarcı'yı kurtaracak mı? İşte o sorunun yanıtı!!!

Kurtlar Vadisi dizisindeki patronu Tuncay Kantarcı'yı kurtaracak mı?


Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde "Deli Hüsnü" karakterini başarı ile canlandıran Adnan Erdoğan uzun süredir gelemediği memleketi Malatya'nın Doğanşehir ilçesini ziyaret etti.

25 yıldır görmediğini söylediği ilçesi Doğanşehir'i ve köyü Polat kasabasını Yeni Mahalle muhtarı Tahsin Topal'ın daveti üzerine ziyaret eden Erdoğan, babası Hasan Erdoğan'ın Doğanşehir de yıllarca esnaflık yaptığını belirtti.

Doğanşehirli vatandaşların ilgi gösterdiği Erdoğan, ilçe halkının dizinin gelecek bölümleri için sordukları ısrarlı soruları yanıtsız bıraktı. Vatandaşlar, özellikle dizinin son yayınlanan 35. bölümünde kaçırılan Erdoğan'ın dizide canlandırdığı Deli Hüsnü'nün patronu Tuncay Kantarcı'yı kurtarıp kurtarmayacağı sorusunu ise sır gibi sakladı.

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde mükemmel bir arkadaşlık ortamı olduğunu söyleyen "Deli Hüsnü" karakterini canlandıran Adnan Erdoğan, ilçede bol, bol resim çekerek özlem gidermeye çalıştı.

2 günlüğüne memleketi Doğanşehir'i ziyarete geldiğini ifade eden Erdoğan, tüm Malatyalılara ve Doğanşehirlilere saygı ve sevgilerini sunduğunu kaydetti.

MEDYAFARESİ
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #39 : Mayıs 08, 2008, 10:44:34 ÖÖ »

'Vadi'ye girdi' hayatı değişti

Kurtlar Vadisi Pusu'da çete lideri İskender Büyük'ü canlandıran Musa Uzunlar, rol aldığı 9. diziyle üne kavuştu

İDOL OLUYORLAR
SHOW TV'de yayınlanan ve perşembe akşamları izlenme rekorlarını alt üst eden Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizinin hemen her kahramanı, en çok konuşulan ve hayranlık duyulan kişiler oluyor. Üstelik dizideki kötü adam tiplemeleri bile birer idol olup çıkıyor. Bunlardan biri de Türkiye'yi ele geçirmeyi hedefleyen acımasız çete lideri İskender Büyük... Ya da nam-ı diğer Büyük İskender...

GEÇ AMA TEMİZ
DAHA önce Geçmiş Bahar Mimozaları, Bütün Kapılar Kapalıydı, Süper Baba, Ateş Dansı, Hayal Kurma Oyunları, Nilgün, Merdoğlu, Yağmur Zamanı adlı dizilerde önemli roller üstlenmesine rağmen idol haline gelemeyen Musa Uzunlar, Kurtlar Vadisi Pusu'daki kötü adam tiplemesiyle gündemdeki yerini koruyor. Uzunlar için 'Onu İskender Büyük yarattı' deniliyor.
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #40 : Mayıs 08, 2008, 10:45:21 ÖÖ »

HER SOSYO-EKONOMİK SINIFTAN İNSAN GÜLER

Muro karakterinin bu denli tutulmasında Üstündağ'ın oyunculuğunun yanı sıra kullandığı jargonun da etkisi var. İşte o repliklerden birkaç örnek:

Muro: Burada Lenin'i saygı ve hayranlıkla anmak durumundayım. Ne diyordu büyük lider; devrimi halk yığınları değil ancak ve ancak profesyonel devrimciler gerçekleştirecektir. Yani sen değil Çeto, ben...
Muro: Sen gereksiz yere düşünen sosyal bir hayvansın Çeto. Niye kırmızı ışıkta duruyorsun? Biz kapitalist düzenin bütün kurallarına karşı gelmek için mücadele vermiyor muyuz?
Çeto: Başkan, trafik kuralları enternasyonal değil mi? Birlikte çalışmayacağız. Siz bizim güdümümüzde çalışacaksınız.
Muro: Yoh ya. Koskoca örgüt bi çetenin emri altına mı girecek! Buna her sosyo-ekonomik sınıftaki insan güler.


Kaynak : Sabah
__________________
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #41 : Mayıs 08, 2008, 10:45:50 ÖÖ »

İçimizdeki Muro sevgisi!

Kurtlar Vadisi Pusu’nun devrimci Muro’su bugünlerde en çok konuşulan isimlerden. ‘Lanet olsun içimdeki bu insan sevgisine’ gibi ifadeleri dillerden düşmeyen Muro’nun şöhreti, yılların oyuncusu Mustafa Üstündağ’ın sanat geçmişini geride bıraktı.
Okul önünde üç çocuk kavga ediyordu. Ortanca olan küçüğüne ‘Lanet olsun içimdeki bu insan sevgisine.’ diye bağırdı. Belki o çocuk kavgada söyledi; ama neşeli ortamlarda da dillendiriliyor bu türden konuşmalar bugünlerde. “Maalesef en kutsal devrim, ilkelerle, prensiplerle değil; para ile gerçekleştirilebiliyor”, “Bu don ne böyle; masmavi, bundan sonra kimse burjuva donu giymeyecek” ve “Burda Lenin’i saygı ve hayranlıkla anmak durumundayım. Ne diyordu büyük lider: Devrimi halk yığınları değil, profesyonel devrimciler yapacaktır. Yani ben.” de sık kullanılıyor artık. ‘Kim söylüyor?’ demeye gerek yok. Zira bu ifadelerin ‘Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin sevilen karakteri Muro’ya (Mustafa Üstündağ) ait olduğunu artık Sağır Sultan bile biliyor. Kurtlar Vadisi Pusu’nun son bölümlerinde bölücü örgütün alt düzey temsilcisi rolündeki Muro, seyircinin gönlünü kazanmayı başardı. Muro’nun son bölümlerdeki hareketleri, en az Memati kadar ilgi çekiyor. Onun ekranda olduğu zaman dilimlerinde reytingler tavan yapıyor. ‘Başkan yardımcım’ dediği Çeto ile muhabbeti, YouTube’da ve diğer internet sitelerinde en çok izlenen video klipler arasına çoktan girdi.

Muro karakteri, Üstündağ’ı en çok arananların liste başı yaparken, ulaşılmaz da oluyor bir yönüyle oyuncu. Röportaj talepleri sırada bekliyor; bazı basın yayın organları ise sadece fotoğrafını ve afişini yayınlamakla yetiniyor Muro’nun. Peki Muro’yu oynayan Mustafa Üstündağ nerelerde? Cevabı basit; dün olduğu gibi aramızda geziyor. Tiyatro sahnesinde, sinema salonunda belki de sokağımızda. Ama bir gerçek var ki; ‘Muro geçmişini çoktan resetlemiş görünüyor.’ Devrimle yatıp burjuvayla kalkan insanlar, Üstündağ’ın önceki projelerini ya da yaptıklarını konuşmuyorlar artık. Çeto’ya ne söylediği, örgüte çektiği rest, dizide kalıp kalmayacağı merak ediliyor sadece.

Gerçekte ise tiyatronun tozunu yutmuş, bir diziden öteki sinema filmine atlamış bir isim Mustafa Üstündağ. 1977’de Mersin’de doğan oyuncu, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü mezunu. Kocaeli Bölge Tiyatrosu, Kartal Sanat İşliği, MSM Oyuncuları sahnelerinde görev aldı. Pervasız Tiyatro ile yoluna devam etti. Tabii ki tiyatro ile sınırlı tutmadı kariyerini. Her ne kadar oyunculuğunu geçtiğimiz yıl atv’de yayınlanan ‘Yersiz Yurtsuz’ dizisinde Ferdi Tayfur’un oğlu rolüyle konuşturmaya başlasa da 12 Eylül’ü konu edinen ‘Zincirbozan’ gibi politik bir filmde Talat’ı başarıyla oynadı. “Zeynep’in Sekiz Günü”nde (2007) ‘kentin kaybolmuşlarından biri’ dediği Ali rolüyle üçkağıtçı bir iz bıraktı izleyicide. ‘Emret Komutanım: Şah Mat’ filminde Sado tiplemesi de çok sevildi oyuncunun. Mustafa Üstündağ ‘Neredesin Firuze’, ‘Yarım Elma’, ‘Aşka Sürgün’, ‘Yolculuk’, ‘Bizim Aile’ ve ‘Yılan Hikayesi’ gibi yaklaşık 15 dizi, 6 film ve 12 tiyatro eserinde görev almasına rağmen fark edilmeyen ender oyunculardan. Ta ki Kurtlar Vadisi Pusu’da rol alana kadar. Muro karakteriyle dizinin tutkunları arasında fenomene dönüşen Üstündağ, “Zeynep’in Sekiz Günü” filminden sonra Şan’ın ikinci filmi “Ali’nin Sekiz Günü”nde de rol almaya hazırlanıyor. Kariyerinde zirveye her geçen gün biraz daha yaklaşan Üstündağ, yönetmen Erden Kıral’ın İzmir Alaçatı’da çekeceği ve Nurgül Yeşilçay’ın başrolünde oynayacağı ‘Vicdan’ filminde de rol alacak. Bu arada ‘Kurtlar Vadisi Pusu’da sevilen oyuncunun nereye geleceği merak konusu. ‘İtirafçı’ diyenler de, ‘ölecek’ diyenler de var. Yapımcıların sevilen bir karakteri öldürmesi zor gibi gözükse de Vadi’de kime ne olacağı belli olmuyor. Unutmadan, devrimci Muro’nun yüzme, at binme, pandomim ve futbol tutkusu olduğunu biliyor muydunuz?

Kaynak: Cumaertesi.zaman
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #42 : Mayıs 08, 2008, 10:46:48 ÖÖ »

--------------------------------------------------------------------------------

Kurtlar Vadi’sinde bir hata



SON derece titiz hazırlanan Kurtlar Vadisi senaryosunda bu hafta büyük bir hata vardı. İskender pek çok karanlık işten sonra Polat’tan kaçmaya başladı, uzun uzun koştu, nefes nefese kaldı, koşarken kötüleşti, sonra Polat’a bomba atıp arabaya bindi... Arabada kötüydü, bir şeker hastası olarak hipoglisemiye giriyordu... Hipoglisemiye halk arasında şeker düşmesi deniyor; bunun çaresi, eksik aldığı gıdayı tamamlamak, yani özetle, ağzına tek kesme şeker atsa sorun çözülürdü, ama tam tersi uygulandı, eczane önünde duran yardımcısı insülin aldı, İskender’e iğne yaptı ve İskender toparlandı! Bu uygulama gerçek hayatta gerçekleşseydi Polat, İskender’den ebediyen kurtulmuş olurdu!

3 mayıs 2008

TUNA SERİM - TERCÜMAN
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #43 : Mayıs 08, 2008, 10:48:16 ÖÖ »

Kurtlar Vadisi'nin 'sır kelimesi' Öcalan'ın çıktı!


Kurtlar Vadisi'ndeki terörist Muro'nun sık sık kullandığı "çözümleme" sözünün kaynağı bebek katili Öcalan çıktı.
Recep Özcan Kurtlar Vadisi'nin PKK'lı bir terörist olmasına rağmen konuşmaları tekerleme haline gelen karakteri Muro'nun en çok kullandığı "Ben bir çözümleme yapayım" sözünün kaynağı terörist başı Öcalan çıktı.

Öcalan'ın avukatları aracılığıyla "Peygamberler şehri Urfa'ya ilahiyat akademisi kurun" emrinin son cümlesi Kurtlar Vadisi'nin PKK'lı karakteri Muro'yu hatırlattı. Çünkü açıklama Muro'nun en çok kurduğu cümlelerden biri ile bitiyordu: "Çözümleme yapıyorum."

İŞTE MURO'NUN TEKERLEME HALİNE GELEN KONUŞMALARI:

ÇÖZÜMLEME YAPAYIM
Çetin: Bir duyum aldım
Muro: Nedir..
Çetin: Ahu Toros İstanbul'a gelmiş.
Muro: Nereden duydun lan
Çetin: Başkan bizim de kendi çapımızda istihbarat ağımız var.
Muro: Beni manipule etme Çetin. Alemdar Polat'ın üstüne sürme beni.
Çetin: Takdir senin başkan.
Muro: Ben bu konuyu bir çözümleme yapayım.

İÇİMDEKİ İNSAN SEVGİSİ
Muro: Lanet olsun içimdeki bu insan sevgisine...

DÜZENİN ÇARKLARI
Muro: Emperyalist eğitimin sonucunda, bilinçsiz şekilde yetiştirilmiş, kendini çözememiş ve kapitalist düzenin çarkının dişleri arasında sıkışmış bir zavallı...

DEVRİM PARA İLE OLUR
Muro: Maalesef en kutsal devrim, ilkelerle, prensiplerle değil; para ile gerçekleştirilebiliyor.

BURJUVA DONU
Muro: Bu don ne böyle; masmavi, bundan sonra kimse burjuva donu giymeyecek.

SOSYAL HAYVAN
Muro: Sen gereksiz yere düşünen sosyal bir hayvansın Çeto.

PROFESYONEL DEVRİMCİ
Muro: Burada Lenin'i saygı ve hayranlıkla anmak durumundayım. Ne diyordu büyük lider; Devrimi halk yığınları değil ancak ve ancak profesyonel devrimciler gerçekleştirecektir. Yani sen değil Çeto, ben.

KÜÇÜK BURJUVA ZAAFLARI
Muro: Efendim devrimci ahlaktan yoksun, küçük burjuva zaafları olan satılmış hainlerin çıkardığı dedikodulardan son derece rahatsızım

DEVRİMCİ DEVRELERİM YANDI
Muro: Çetin bu olayı çöz bakalım
Çetin: Valla başkanım apıştım kaldım
Muro: İnanmayacaksın ama benim de devrimci devrelerim yandı
Muro: Çetin kozmozda tesadüf diye birşey de vardır
Çetin: kozmoz derken başkanım?
Muro: Kainat lan cahil. Nalet olsun kozmoza

BURJUVA ESPRİSİ
Muro: Sırf bir inat uğruna saatlerimizi yedin. bizi burada ağaç ettin. Sivilce bastı her tarafımı. Sen biliyor musun benim saatim ne kadar değerli!
Bulut: Markası ne gülüm? Söyle, alalım.
Muro: Ha ha ha ha! İşte tipik bir burjuva esprisiyle karşı karşıyayız Çeto

İDEOLOJİK ÇATIŞMA
Bulut: Bu kadar stres yapma gülüm; erken ölürsün.
Muro: Stres benim değil mi kardeşim? İstediğim zaman ölürüm. Sana ne çetin, çabuk taşıyın şu bidonları. İdeolojik bi çatışma içine girmek istemiyorum.


Keyif haber
Logged

prenseslerin gülleri
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6077


gülümse kaderine


« Yanıtla #44 : Mayıs 08, 2008, 10:52:52 ÖÖ »

Muro İçindeki İnsan Sevgisini Anlattı

Kurtlar Vadisi'nin Muro Lakaplı Oyuncusu Mustafa Üstündağ, Dizide 'Lanet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine' Deyince Herkesin Sevgilisi Oldu..


KURTLAR VADİSİ'NİN MURO LAKAPLI OYUNCUSU MUSTAFA ÜSTÜNDAĞ, DİZİDE 'LANET OLSUN İÇİMDEKİ İNSAN SEVGİSİNE' DEYİNCE HERKESİN SEVGİLİSİ OLDU..
Muro'nun içindeki insan sevgisi ta çocukluk yıllarından başlamış. İşte karşınızda Muro...

* Hal böyle olunca Muro'dan başlayacağız. Susamışlar aşkına kandım diyesi konuşacağız.

Beklettim ama değecek galiba. Ama başladığımız yer sondur aslında. Sondan mı başlayalım?


* Siz nasıl uygun görürseniz. Ama oyun çağı ve oyunculuk nasıl başladı?

Öncelikle zaten aile içindeki yerimi belirleyerek başladı diyebilirim. Sürekli ama sürekli yalan söyler mi bir çocuk?

* Çocuk?

Çocukluğumdan söz ediyorum. Gerçek hayatla aramdaki bağın en gevşek olduğu dönem. En gevşek...

* Nasıl bir gevşeklik bu?

Bir şeyler kurar, bunlara da kendimi inandırırdım. Bizimkiler bu yüzden beni doktora götürdüler. Hatırlıyorum da annemlerin düğün fotoğraflarına bakıp, 'Ben bu düğünde vardım' demiştim. Bizim akrabalardan birine de 'Benimle oynamıştın' diyordum.

* E çocukluk işte... En güzel yolculuğumuz...

Hem de ne yolculuk. Bakın; oyuncak değil aradığım. Başka bir dünya...

* Başka türlü bir şey diyelim mi?

Evet böyle tanımlanabilir. Daha yaşanılası daha ütopik belki benim durumumdaki biri için. Evet kesinlikle daha ütopik. Hayallerimle yaşam arasındaki bağdan söz ediyorum. Bunu sağlam kurmak bütün derdim.

İNSANLARDA KENDİMİ BULUYORUM'

* Bu kadar yoğun mu?

Evet. Kesinlikle. Herkesin dilindeki bir replikten söz ediyoruz. Bunun çok güzel bir şey olduğunu, sokaktaki insanla aramdaki ilişkinin yoğunlaştığı dönemlerde çok daha yakından görüyorum. O insanlarda buluyorum kendimi. Tersi de doğru. Böyle bir şeyle baş edebilmek kolay olmasa gerek.

* Çocukluğunuzun oyun dönemi mi şimdi?

Şimdi biraz da oradan referanslarla yaşamaya çalışıyorum. O hevesi, o ışığı kaybetmeden ama hayatın ne olduğunu bilerek... Kim katlanır o kadar yalana şimdi.

* Ailenizi tanıyabilir miyiz? Nasıl bir anne babanız vardı? Sizin aranız nasıldı? Diyelim ki; Muro karakterindeki gibisiniz!..

Bu mümkün değil... İşçi bir babanın oğluyum ben. Cam fabrikasında işçiydi babam. Annem ev hanımıydı. Gerçi benim sağlam bir kapıda iş bulmamı istiyorlardı ama...

* E bundan daha sağlam bir kapı mı olur? Şimdi mutludur herhalde...

Hem de nasıl! Arada şu yaşadığı rahatsızlık olmasa keyfine deyecek yok. Hatta beni dizideki adımla çağırıyor. Konuşurken Muro diyor...

HAYAT, SATRANÇ OYUNU GİBİ'

* Peki... Hayat nasıl bir şey sizin için?

Elindeki beş benzemezle sürkontur çekiyor bize her gün. Her yeni başlayan gün satranç oyununun hamleleri gibi. Bizim böyle bir dünyada ne yaptığımız elbette ki çok önemli.

* Ne yapıyorsunuz peki?

Öncelikle tarihimle de bağlantıyı sağlam kurmaya çalışıyorum. Çok kötü bir dönemde büyüdük ama iyi şeyler seçebilme şansımız var. Muradım bir film yapabilmek; mesela 12 Eylül'ü konu alan ama yaşanılanları da ti'ye alan bir film yapabilmek...

* 12 Eylül gülünesi ya da komik bir şey mi? Mizah neresinde bunun?

Topluma, yaşadıklarımıza bir bakalım şöyle; hepsi rüya gibi. Bu nasıl oldu yaa?' diyeceğimiz şeyler oluyor. Süreçleri böyle yaşıyoruz farkında mısınız? Komik, evet aynı zamanda trajik olanı barındırdığı için...

* Yahu bizim toprağımızda var galiba mizah. Baksanıza 12 Eylül gibi bir durumdan bile...

Size de öyle gelmiyor mu? Bakın bir şey oldu bu memlekette. Nasıl günlerdi yaşayanlar biliyor. Şimdi geriye baktığımızda gülünesi yanlar görüyorum ben. Çok acayip şeyler aynı anda olmuş. Gülerim buna ben.

* Ağlayan nar, gülen ayva...

Evet tam da böyle. Kalkıp Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde başlayayım dedim. İlk sene katılamadım; kazanamadım diyelim. Sonra ikinci yıl yani MGSM'deydim. Mersin'den geldim. Yol bilmem, iz bilmem ama hayatı biliyorum. Okul parasızdı. Düşünün ki Şevket Çoruh orada öğrenci. Tam bana göreydi; oyun gibi...

* Siz oyuncu olmayla geldiniz ama hangisi olacaktı? Tiyatro, sinema...

Tiyatroydu ilk düşündüğüm. Ne oynarsam oynayayım -tiyatro, sinema, dizi- ben işin oyunculukla ilgili kısmına bakıyorum. Nasıl oynuyorum? Saklambaç oyunu gibi.

* Peki sizi izliyor mu anneniz?

İzlemez mi... Babamın da beni izlemesini isterdim ama onu erken kaybettik. Göremedi bu günleri. Karşı çıkmazdı ama endişeliydi; ziyan olacağımı düşünüyordu. Parasız kalacaktım, eziyet çekecektim...

'KATİLİ BİLE SEVEBİLİRİM'

* Sizin bir de Fadik Sevin Atasoy'un da rol aldığı filmde göründüğünüzü çoğu bilmez...

'Zeynep'in 8 Günü' filmiydi... Diğer işlerimin de, rollerimin de, ortaya koyduğum oyunun da iyi olduğuna eminim. Ama Kurtlar Vadisi'ndeki Muro rolü çok daha geniş insan topluluklarına ulaştı. Popüler oldu.

* Kaldı ki sizin için yaşam sadece bu rolle de sınırlı değil...

Antigone'yi oynadığımı konuşamadı insanlar. Oysa ben o dönemde de; rol için, oyun için en iyisi neyse onu ortaya koymaya çalışıyordum. Onun bilinmesini izlenmesini isterdim ama nasip olmadı ne yazık ki...

* Peki Muro tiplemesiyle sizin bir çatışmanız oldu mu? Ne kardeşim bu? Nasıl bir şey dediniz mi?

Zor bir soru. İnsanın kendi dışına çıkması... Şunu söyleyebilirim; objektif olamam bu konuda. Çünkü ben oynuyorum. Ben aşağılık bir katili oynarken de ona sevgiyle yaklaşmak zorundaydım. O izlenilecek olan rolümdü çünkü.

* Lanet olsun içindeki bu insan sevgisine senin...

Hiç pişman değilim yapmayın... Peki hiç Muro'nun bu yüzden kandırılmış olabileceğini düşündünüz mü? Ne öncesini ne sonrasını göremediğiniz, tanımadığınız bir adam için erken karar vermeyin...

* Nasıl yani? Bu kadar sevgi sözcüğü sarf ettikten sonra mı?

Şöyle diyeyim; içindeki insan sevgisi yüzünden kandırılmış bir adamdır Muro.
Logged

Sayfa: 1 2 [3] 4 5   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: