>hepdizi.com<  YerLi •  Yabancı Dizi  Paylaşım Platforumu >hepdizi.com<
Duyurular: .:. Portal .:. Youtube Video .:. Canlı Tv .:. Radyo&Sohbet .:. Oyunlar .:. Program İndir
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Ekim 07, 2008, 09:21:27 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Ekstra

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Elveda Derken Basında çıkan Haberler  (Okunma Sayısı 92 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
buckel
BAŞKAN
*****

BAŞARI: 31
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 880



« : Mart 30, 2008, 03:12:13 ÖS »




Basında çıkan haberleri buraya ekleyelim herkez okusun...
Logged

AvanTgarde
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 23
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7113



« Yanıtla #1 : Mayıs 11, 2008, 10:56:38 ÖS »

Ömür boyu iyi beslenecek

Kanal D'deki Elveda Derken dizisinde oynayan Ece Uslu, uzun yıllar kilo verememesinin nedenini öğrenmiş. Hipoglisemi olan Uslu, bu rahatsızlığın en iyi yanının da artık ömür boyu iyi beslenmek olduğunu söyledi.

TRT 1'de Prof. Dr. Bengi Semerci'nin sunduğu 'Yaşam Sohbetleri' programına konuk olan Ece Uslu, diyet yapmasına rağmen kilo veremediğini ve yaptırdığı test sonucunda hipogliseminin buna neden olduğunu öğrendiğini söyledi.

"Eskiden çok diyet yapardım. Daha çok yaz döneminde yapardım. Kilo almamın sebebinin daha sonra hipoglisemi olduğunu öğrendim" diyen Ece Uslu, ortaokuldan beri sürekli bir halsizlik ve yemeklerden sonra uzanma hali olduğunu ancak sık sık check-up yaptırdığı ve bir şey çıkmadığı için farkında olmadığını anlattı.

Sonraları hipoglisemi olduğunu öğrendiğini söyleyen Uslu, "Hiç bir zaman tokluk kan şekerimin tahlilini yaptırmamıştım. Çok önemliymiş. 30 yaşından sonra bunu herkesin yaptırması gerekiyormuş. Aslında çok fazla düşünmemiştim ama bir yandan da sağlıklı buluyorum kendimi. Çünkü ömür boyu sağlıklı beslenmek zorundayım" diye konuştu.

Hipoglisemi nedir?

Kan şekerin normalin altına düşmesidir. İnsanın normal açlık kan şekeri 85-100 mg/ dl arasında seyir ederken, bu rakam toklukta 120-130 mg/ dl arasında seyir eder. Uzun süren açlık durumunda veya tokluk sonrasında - özellikle şeker ve unlu mamullerden zengin bir yemek yedikten 2-3 saat sonra kan şekerinin düşmesi sonucu hipoglisemi yaşanır. Aşırı terleme, çarpıntı, ellerde titreme, konsantrasyon kaybı, konuşma güçlüğü, sinirlilik, bulantı, aşırı acıkma hissi, tam bilinç kaybı ile hipoglisemi oluşur.


KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ
Logged
AvanTgarde
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 23
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7113



« Yanıtla #2 : Mayıs 11, 2008, 10:56:52 ÖS »

Aşık olmayan bu işi yapamaz

Oyunculuğun zor bir meslek olduğunu söyleyen Ece Uslu, başarılı olmanın sırrını şöyle açıkladı: "İpi göğüsleyebilmek için bu işe aşık olmak gerek, sonra da çok çalışmak"

Oyunculuğa adımını 7 yaşında Ferhan Şensoy'un yanında atan Ece Uslu, 18 yıllık deneyiminin ışığında 'rol hayatlar' ve 'sahnedeki roller' arasındaki ayrımı anlattı:

Gerçek hayatta oynayan, sahnede ya da kamera karşısında oynayamaz. Onu oynamaya çalışmak başka bir iş, ayrı bir performans... Bu yapıyla ilgili bir durum.

Oyunculuğa ilk adımınızı 7 yaşında Ferhan Şensoy'un yanında atmıştınız. Bu sene de onunla 'Son Ders' adlı filmde rol aldınız. Eminim sizin için özeldi; çünkü filmde 'baba-kızı' canlandırdınız, ne hissettiniz?

Ferhan Ağabey'in yurt dışında yaşayan kızını canlandırdım, evet. Ufak bir rol ama benim için önemi çok büyüktü... Ferhan Ağabey benim ilk öğretmenim. Ortaokulda yanında çalışmaya başladım... Ve bu filmle onunla ilk defa kamera karşısına geçtim. Benim için çok güzel bir anı oldu, çok heyecanlandım. Baba kızı oynadık, bundan güzel daha ne olabilir ki?

KÖTÜ FİLMLER YAPILMIYOR

Türk Sineması çekilen film sayısının artmasıyla adeta atağa kalktı; sizce bu bolluk, iyiye işaret mi?

İyi ya da kötü ne kadar çok film yapılıyorsa Türk Sineması adına o kadar iyi... Aslına bakarsan kötü filmler de yapılmıyor bence... Gereksiz bulduğum filmler çekiliyor ama o işlere de saygı duymak lazım çünkü ortada emek var. Hangi film ticari amaçlı, hangi film izlenir zaten ayırabiliyorsunuz.

Seyrettiğiniz Türk filmleri arasında, "Ben olsaydım bu rolü daha başka oynardım" dediğiniz oluyor mu?

'Bu filmin içinde keşke ben de rol alsaydım' dediğim oluyor tabii... Sonuçta oyuncuyuz. İçimizde yanan bir ateş var. En son 'Mutluluk' filmini seyrettim. DVD'sini aldım, çok beğendim. Çok başarılı buldum. Ama 'Mutluluk'ta öyle bir şey hissetmedim.

İleriki dönemlerde özellikle birlikte çalışmak istediğiniz bir yönetmen var mı?

Fatih Akın hayranıyım. Yaptığı filmlerin hepsini zevkle izledim. Fatih'le gurur duyuyoruz. 'Yaşamın Kıyısında' süperdi.

Ne tarz sinema filmlerinde rol almak içinizden geçiyor?

Aşırı kurallarım yok ama özel filmlerin içinde yer almak isterim. Gişesi hesaplanarak çekilen, içinde çok medyatik oyuncuların yer aldığı filmlerde olmak istemem açıkçası. O tarz işler, oyuncu olarak bana fazla bir şey katmaz.

ÇOK FİLM TEKLİFİ ALMADIM

Sizi dizilerde bolca görüyoruz ama sinema filmlerinde daha az; bunun sebebi nedir?

Sinema teklifi çok almıyorum açıkçası. Sinema yapanlar beni artık sadece dizi oyuncusu olarak görüyorlar herhalde. Benim için sinema çok ayrı bir yerde. Baktığınız zaman bütün filmlere, hep aynı ekipler aynı kişilerle çalışıyor. Komik bir şey bu. Belki benim bir şeyler yapmam lazım.

Oyunculuğun açılımı bizim memlekette; zenginlik, iyi hayat, kolay yoldan kazanılan para anlamına geliyor. Bir de size soralım, hakikaten öyle mi?

Oyunculuk zor bir meslek. Ayrıca başka zor tarafları da var. Sabır, uzun soluklu bir bekleyiş ve dur durak bilmeden çalışılan bitmek bilmez saatler... Televizyon, daha doğrusu diziler, bizlerin daha çok ticari baktığımız bir şey. Uzun soluklu işler bunlar, maalesef yoruyor insanı. İster istemez sizi sıkabiliyor. Çünkü diziler uzayabiliyor ya da bitecek mi bitmeyecek mi senaryo belli değil. Belirsizlik var ortada. Tiyatroyla dizilerin ayrıldığı nokta da bu zaten... Kısacası bizim meslek çok zor; uzun soluklu bir koşu bu. Yolun başında da tıkanabilirsiniz, ortasında da... İpi göğüsleyebilmek için bu işe aşık olmak gerek, sonra da çok çalışmak.

OYNAMAYA MEYİLLİ İNSAN

Hep merak etmişimdir; mesleği oyunculuk olan birinin söylediğine gerçek hayatta ne kadar inanabiliriz?
Pembe bile olsa yalan söylemek ya da anında ruh halini değiştirebilmek sizler için çok daha kolay olmaz mı?

Gerçek hayatta oynayan, sahnede ya da kamera karşısında oynayamaz. Onu oynamaya çalışmak başka bir iş, ayrı bir performans... Bu daha çok yapıyla, karakterle ilgili bir durum. Oynamaya meyilli her insan oynayabilir; illaki oyuncu olması gerekmez.

DiZiLERi TADINDA BIRAKMAK LAZIM

Son araştırma bir yılda televizyonlarda yayınlanan fakat tutmayıp kaldırılan 60 dizi olduğunu gösteriyor. Sizce başarılı ve izlenen bir dizinin olmazları nelerdir?

Bugün, çok iyi bir dizinin bile reytinge yenilip yayından kaldırılması sürpriz bir mesele değil. Yapımcınız çok iyiyse, işinin ehliyse; kanal size opsiyon tanır ve dizinizin bir süre yayınlanmasını, dolayısıyla izleyicinin dizinize takılıp izlemesini sağlayabilir. Bu da size verilen bir şanstır.

Dizi setlerindeki koşullu çalışma şartları, oyuncuları ne yönde etkiliyor?

Dizileri fazla uzatmamak lazım. Tadında bırakmalı. Çünkü uzadıkça oyuncular da yorulur, performans düşüklüğü yaşar. Dizilerin başı da sonu da belli olmalıdır halbuki. O zaman seyirciye vermek istediğiniz mesaj da doğruca hedefe ulaşır.

İzleyici, uzadıkça uzayan dizilerden sıkılmaz mı? Arap saçına dönen yapımlar hâlâ neden çok izlenenler arasında?

İzleyici sıkılmaz olur mu. Uzadıkça senaryo sakızlaşır, seyreden uzaklaşır.

KARA MELEK’TEN SONRA 3 YIL OTURDUM

Telefonu kucağınıza alıp iş teklifi beklediğiniz oldu mu?

'Kara Melek'ten sonra tam 3 yıl oturdum. Tabii başka işler de yaptım ama dizi şeklinde değildi, ekstra işlerdi. Ancak, benim için iyi oldu o dönem. Uzak kaldım, kafa dinledim bir süre. Sonra da 'Zerda' oldu. Çok iyi bir işti.

Yanılmıyorsam 'Zerda'dan sonraki iki diziniz de aniden yayından kaldırıldı değil mi?

Doğrudur; dizi bittiği zaman insan kendini kötü hissediyor ve üzülüyorsunuz. Ona göre bir hesap, plan yapıyorsunuz çünkü. Bir bakmışsınız aylar öncesinden yaptığınız bütün planlar altüst olmuş, darmadağınsınız. Doğrusu ben bunları da çok takmamayı öğrendim.

Sette kapris yapar mısınız?

Kaprisli bir oyuncu değilim. Ben öyle köşeye geçip hava atan bir oyuncu olmadım. İnsanların bana karşı davranışlarına bakarım. Normal hayatta nasılsam öyleyimdir.

Hiç sette, sinirlenip patladığınız oldu mu?

Oldu tabii... Düzenli ve titizim. Patlıyorum ama iki dakika sonra pamuğa dönüyorum.

Şebnem ÖZUZCAN/ BUGÜN
Logged
AvanTgarde
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 23
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7113



« Yanıtla #3 : Mayıs 11, 2008, 11:08:23 ÖS »

ELVEDA DERKEN VE ECE USLU...

Başrollerinde; Ece Uslu, Burcu Kara, Gökhan Tepe ve Sinan Sümer'in oynadığı "Elveda Derken" sessiz sedasız yolunda yürüyor. Medyada en az yangını yapılan dizi. Hatta hiç adı bile geçmiyor. Çok geç saatlerde ekrana geliyor. Ama öyle sağlam izleyeni var ki tam istikrar...

Bu akşam da Türkiye'yi ekran başına kilitleyecek bir bölümle ekrana geliyor. Daha fazla anlatmam, izleyip görün. Ece Uslu'ya her bölümde daha doğrusu her şeklinde biraz daha hayran oluyorum. Saçları kısa idi güzel, uzattı siyah oldu yine güzel. Rolünün hakkını veren bir kaç oyuncumuzdan biri. Uslu'yu çok yükseklerde görmek istemem normal değil mi? Elveda Derken saat 22.15'te başlayacak.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


2006-2008 © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.İzinsiz Kopyalanamaz.

Webmaster :PaRDuS İletisim: numan@camlik.eu
Çamlık| Wap2| imode|Sitemaps| Urllist| Sitemaps2|Archives| İçeriK| Arsiv|youtube||kurtlarvadisi|xml| archive|

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM