>hepdizi.com<  YerLi •  Yabancı Dizi  Paylaşım Platforumu >hepdizi.com<
Duyurular: .:. Portal .:. Youtube Video .:. Canlı Tv .:. Radyo&Sohbet .:. Oyunlar .:. Program İndir
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Ekim 13, 2008, 11:55:00 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Ekstra

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yaprak Dökümü Roman özeti (orjinali merak edenler için)  (Okunma Sayısı 173 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
buckel
BAŞKAN
*****

BAŞARI: 31
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 883



« : Mart 22, 2008, 01:42:33 ÖS »




Yaprak Dökümü dizisinin uyarlanmış olduğu romanın kısa özetini aşağıda okuyabilirsiniz:

Eserin baş kahramanı Ali Rıza Bey, Bâbıâlî’den yetişmiş bir mülkiye memurudur. Otuz yaşına kadar Dahiliye kalemlerinden birinde çalışmıştır. İnsanların paradan başka şeylerle de mutlu olabileceklerine ve iyi ahlâkın bir insan için en büyük hazine olduğuna inanmayı ilke edinmişti.

Annesi ve kızkardeşinin ard arda ölümüyle İstanbul'dan soğumuş, Suriye'de bir kaza kaymakamlığı görevi almıştı. Sonraları Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde yirmi beş yıl çeşitli memurluk görevlerinde bulunur.

Kırk yaşlarına doğru evlenir ve beş çocuk sahibi olur. Trabzon'un bir sancağında mutasarrıflık görevinde iken, haklı fakat zayıf bir kişiyi; haksız ama kasaba eşrafından güçlü bir kişiye karşı koruyup, adaletin gerçekleşmesini sağlayınca görevinden alınır. Bunun üzerine İstanbul’a döner.

Bir müddet işsiz gezdikten sonra tesadüfen karşılaştığı eski bir öğrencisi vasıtasıyla, onun müdürü olduğu bir şirkete mütercim olarak girer.

Fakat bir süre sonra, yine aynı şirkete bu sefer kendisinin aracılığıyla memûre olarak alınan bir tanıdığının kızıyla müdürün evlilik dışı ilişkide bulunduğunu öğrenince o işi de terkeder.

Aynı gün, Ali Rıza Bey’in tek erkek evladı ve beş çocuğundan en büyüğü olan Şevket, bir bankaya memur atanır. Bundan sonra Ali Rıza Bey evin yönetimini oğluna bırakır ve emeklilik hayatına başlar.

Artık evde babalık hakimiyeti kalmamıştır. Hanımı ve artık büyüyen kızları parasızlıktan dolayı hep sorun çıkarırlar. O da kendini kahvehânelere atarak oralarda teselli bulmaya çalışır.

Oğlu Şevket, çalıştığı bankadaki Ferhunda adında, evli bir kadınla ilişkide bulunur. Bunu öğrenen kocası Ferhunde’yi boşar; Şevket de onunla evlenmek zorunda kalır.

Evin yeni üyesi Ferhunde, bir süre sonra evin yeni hakimi haline gelir. Ali Rıza Bey'in kızları Leyla ve Necla'yı kendi tarafına çeker ve zaten eve kapanmaktan şikayetçi olan bu kızlarla, o davet senin bu davet benim dolaşmaya başlarlar.

Ali Rıza Bey'in büyük kızı Fikret ise bu evden ve yoksulluktan kurtulmak için elli yaşında ve üç çocuk sahibi bir adamla evlenip Adapazarı'na gider.

Olanca fakirliklerine rağmen aşırı derecede müsrif davranan ev halkı, sonunda zor duruma düşer. Şevket, çalıştığı bankadan aldığı parayı yerine koyamadan yakalanınca, bir buçuk yıl hapse mahkum olur. Bunu fırsat bilen ve zaten evdeki yoksulluktan da hep şikayet eden Ferhunde evi terkeder.

Birgün Leyla'ya Suriyeli bir adam talip olur. Kız tarafı tam kabul etmişken adam, Leyla'da hoşlanmadığı bir hareket görmesi nedeniyle ondan vazgeçtiğini; ancak verirlerse küçük kızları Necla ile evlenebileceğini söyler. Aile karşı çıksa dahi Necla önüne çıkan zengin kısmete engel olunmamasını isteyerek bu teklifi kabul eder. Suriyeye gitme vakti geldiğinde daha önce Leylanın kürklerin hayaline düşerek kendisine yüzüne fırlatarak hediye ettiği paltoyu aynı şekilde Leyla ya iade eder. Fakat Necla adamla evlenip Suriye'ye gidince, aslında onun başka karıları ve yarım düzineden de fazla çocuğu olan ve pek de zengin olmayan bir yalancı olduğunu görür. Artık Necla da mutsuzdur.

Tam evliliğe yaklaşmışken reddedilen Leyla ise bunalıma girmiştir. Bir müddet eve kapanır. Doktorun açık havada gezmesini tavsiyesi üzerine dışarılarda gezmeye alışır ve böylece eski davetlerden tanıştığı kötü kişilerle tekrar karşılaşır. Ve bir süre sonra cahilliği, parasızlığı ve güzelliği yüzünden evli bir avukatla bir ilişkiye başlar.

Bunu duyan Ali Rıza Bey, Leyla'yı evden kovar. Karısının, barışmalarında ısrarı üzerine Ali Rıza Bey bunu kabul etmeyerek, evi terkeder ve Adapazarı'na kızı Fikret'in yanına gider. Fakat orada da rahat edemez ve on beş gün kaldıktan sonra tekrar İstanbul'a döner.

Bir süre evine uğramadan İstanbul'da dolaşır. Soğuk bir kış günü, sol el ve ayağı felç olur. Arkadaşları vasıtasıyla hastaneye yatırılır. Olayı duyan kızı Leyla ve karısı yanına gelirler ve artık iyice çökmüş olan Ali Rıza Bey barışarak eve dönmeyi kabul eder.

Kızı Leyla artık metresi olduğu avukatın kendisine hediye ettiği ve arada bir gelip kaldığı evde annesi ile birlikte yaşamaktadır.

Ali Rıza Bey ise, yıllar önce: "Kızlarının ahlâksızlıklarına göz yumarak, para yiyip geziyor !" diye kızdığı eski bir kahvehâne arkadaşıyla aynı durumda olarak, kızı Leyla'dan gelen paralarla, takım elbiseler içinde, mutlu bir halde yaşıyordur. Yalnız, onu mutsuz eden bir tek şey vardır: "Kendisine o eski sözlerini hatırlatan, eski kahvehâne arkadaşlarıyla yolda göz göze gelmek..."
« Son Düzenleme: Mart 23, 2008, 03:22:50 ÖÖ Gönderen: buckel » Logged

AvanTgarde
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 23
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7113



« Yanıtla #1 : Mart 22, 2008, 01:52:53 ÖS »

tesekkürler ..gercekten cok güzel bir romandi.Okumiyanlara tavsiye ederim Göz kırpan Göz kırpan
Logged
buckel
BAŞKAN
*****

BAŞARI: 31
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 883



« Yanıtla #2 : Mart 23, 2008, 03:24:25 ÖÖ »

Özetde birkaç hata vardı onları düzelttim.. Bazı önemli olaylar atlanmıştı, kitabı okuduğum için gerekli düzeltmeleri ben yaptım..
Logged

AvanTgarde
Yönetim Kurulu Başkanı
******

BAŞARI: 23
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7113



« Yanıtla #3 : Mart 23, 2008, 02:13:49 ÖS »

Özetde birkaç hata vardı onları düzelttim.. Bazı önemli olaylar atlanmıştı, kitabı okuduğum için gerekli düzeltmeleri ben yaptım..
coğu kışıler kıtabın dızıyle alakası bıle yok dıyorlar ama ben o fikire katilmiyorum.Kitabda olan en önemli olaylari Diziye de tasimislar ..Belki bilyiorsundur Yaprak Dökümü eskiden TRT de oyniyordu ama orada sadece 7.Bölümdü simdi ise 67.Bölümdür yayinda ..elbette bazi farklar olucaktir .. Sırıtan Sırıtan
Logged
buckel
BAŞKAN
*****

BAŞARI: 31
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 883



« Yanıtla #4 : Mart 23, 2008, 02:21:31 ÖS »

nasıl yokki palto fırlatmasından tut bir çok ayrıntıyı bile ele almışlar hele ilk bölümdeki oğuzun işten ayrılırken masasını toplarken ali rıza ile yaptığı konuşmayı bire bir işlmişler.. bide dediğin gibi kitap çok kısa yani bunu 67 ve daha fazla bölüme sığdırmak için tabiki zenginleştirecekler ayrıca kitap eski zamanda dizi ise bugünkü zamana uyarlanmış..
Bence ama varsın kitaplada alakası olmasın ki var tamami ile hemde, ben yinede seyrderim.. yok herhalde beni bukadar bağlayan başka bir dizi daha.. tamam sevdiğim ve takip ettiğim var ama duygularımla yaşayarak seyrettiğim tek dizi yaprak dökümü..
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


2006-2008 © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.İzinsiz Kopyalanamaz.

Webmaster :PaRDuS İletisim: numan@camlik.eu
Çamlık| Wap2| imode|Sitemaps| Urllist| Sitemaps2|Archives| İçeriK| Arsiv|youtube||kurtlarvadisi|xml| archive|

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM